Türkiye’nin 2025 yılı tarımsal hasılasının 83,2 milyar dolara ulaştığı açıklandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Dünya Bankası verilerine dayanan karşılaştırmada Türkiye’nin Avrupa’da birinci, dünya sıralamasında ise yedinci basamakta yer aldığını bildirdi. Aynı açıklamaya göre Türkiye 2002 yılında 24,5 milyar dolarlık hasılayla dünyada 12’nci sıradaydı.
Tarımsal hasıla; bitkisel üretim, hayvancılık ve tarımla bağlantılı belirli faaliyetlerde yıl içinde üretilen katma değeri ölçüyor. Bu nedenle rakam, çiftçilerin kasasına giren toplam satış tutarı veya tarım ihracatıyla aynı gösterge değil. Üretimde kullanılan yem, gübre, enerji ve diğer ara girdilerin değeri hesaplama içinde ayrıştırılıyor.
83,2 milyar dolarlık sonuç Türkiye’nin tarımsal üretim ölçeğini uluslararası karşılaştırmada görünür kılıyor. Meyve-sebze çeşitliliği, tahıl üretimi, hayvancılık ve farklı iklim bölgelerinin aynı ülke içinde bulunması toplam değeri destekleyen unsurlar arasında. Bununla birlikte dolar cinsinden sıralama yalnızca üretim miktarından etkilenmiyor; ürün fiyatları, döviz kuru ve ülkelerin hesaplama dönemleri de sonucu değiştirebiliyor.
Rakamlar nasıl okunmalı?
Avrupa’da ilk sırada bulunmak her üründe verimliliğin en yüksek olduğu veya bütün üreticilerin gelirinin arttığı anlamına gelmiyor. Tarımsal hasıla büyürken girdi maliyetleri de yükselebilir; kuraklık, sulama ihtiyacı ve bölgesel ürün kayıpları toplam rakamın altında farklı tablolar oluşturabilir. Üreticinin refahını değerlendirmek için net gelir, borçluluk, destekler ve ürün bazında maliyet verileri ayrıca incelenmeli.
Bakanlık açıklamasında tarımsal hasılanın 2023’te 72,9 milyar dolarla dünya sıralamasında sekizinci olduğu, 2025 verisiyle bir basamak daha yükseldiği belirtildi. Bu karşılaştırma uzun dönemli kapasiteyi gösterirken sürdürülebilir büyüme için suyun verimli kullanımı, iklim risklerine dayanıklı çeşitler, soğuk zincir ve üretici örgütlenmesi gibi alanların güçlendirilmesi gerekiyor.
Bundan sonra ne izlenecek?
Önümüzdeki dönemde yalnızca toplam hasıla değil, bu değerin hangi ürünlerden ve bölgelerden geldiği de belirleyici olacak. Verim artışının doğal kaynakları zorlamadan sağlanması, gıda fiyatlarında istikrar ve üreticinin gelirden aldığı pay; sıralamanın günlük yaşama ne ölçüde yansıdığını gösterecek başlıca ölçütler olacak.

EkonomiHizmet, perakende ve inşaat güveni ağustosta geriledi
Ekonomiİkinci çeyrekte istihdam endeksi yıllık yüzde 1,7 arttı
EkonomiYapı ruhsatı verilen alan ikinci çeyrekte yüzde 7,4 azaldı
Yorumlar
Yorumlar hakaret, kişisel veri, reklam ve spam açısından incelendikten sonra yayımlanır.